Şiirlerim

Geceler Kara Borsa - pencerem Eynesil’de / vahide UĞUR


KOMŞUMUZ İRAN’IN 20.YÜZYILI

Pehlevî hanedanını,1920’lerde Türkiye’den etkilenip

İran’da cumhuriyet rejimi kurmaya çalışırken görüyoruz.

Tüm bu cumhuriyeti kurma,dinî ve sosyal çevreleri

ikna etme mücadeleleri sırasında,İran’ın petrol kuyularını

(ve aslında dünyayı) yöneten İngiltere’yi,ara ara Sovyetler’i

ve sonra,oralardan elini çekmeyen ABD(Büyük İngiltere)yi

de düşünürsek;1927’de şer’i mahkemelerin ve gericilerin

İngiliz desteğiyle ayaklandığına rastlarız.Sert tedbirlerle

ülkesindeki din âlimlerinin devlet içerisindeki etkisini 

kırıp Türk modeli cumhuriyeti kurmaya çalışan Rıza Şah

gerçekten büyük azimle askerî ve ekonomik alanda,

sonrasında eğitim kurumlarında reformlar yapar ve 

tüm bunları yaparken de Atatürk’ü kendine örnek alır.

Hatta 1934 yılında 25 günlük Türkiye ziyaretinde

Atatürk’e hayranlığı daha da artar.2.Dünya Savaşı’nda

Rıza Şah’ın İngilizlere karşı Almanlarla yakınlaşması

iç ve ve dış politikada artan güvensizlik,ayaklanma ve

isyanları arttırırken İngiliz baskısıyla Rıza Şah devrilip

yerine oğlu Muhammed Rıza Pehlevî’nin geldiğini görürüz...

Tabi M.Rıza’nın babasıyla aynı kaderi paylaşmamak için

reformlar konusunda daha esnek tutum sergilemesiyle,

beraber ülkede sorunlar İngiltere-ABD gözetiminde 

sürekli devam etmektedir.Humeynî’nin liderliğindeki

(özellikle dinî)grupların başlattığı ayaklanma hızla yayılır

ve ordunun müdahalesi de fayda vermez hale gelir.

Şah M.Rıza Pehlevi 1979’da İran’ı terketmek zorunda kalır.

Pehlevî hânedanının yıkılmasıyla,Batılılaşma ve laikleşme

politikaları da son bulmuştur.Mısır’a yerleşen Şah Rızâ,

1980 yılının 27 Temmuz’unda Asvan’da ölür...

vahide uğur(MEBS Dergisi~Tarihte Şu Gün~2002)

 

 

PENCEREM EYNESİLDE

 

Sisli bir buz mavisi

Penceremden gördüklerim.

Perdesinde, püskülün

El ele dansı vardı.

 

Pencerem Eynesil de

Bir kale duvarıyken

Kalbim, mağarasında

Durgun bir bahtiyardı.

 

Yeşil çay esti rüzgâr,

Dağlar dumana durdu.

Yamaçtan aktı nehir,

Tüm vadiyi kandırdı.

 

Sonra… Sustu nehir,

Durgunlaştı hava birden.

Rüzgâr hiç esmez oldu.

Mağaralar Eynesil’den

Buram buram duyuldu.

 

                                         Vahide UĞUR

                                             (2004 Mart)

Bizi üzen hatıraları konuştukça yaşam yolunda direksiyon koltuğuna biz geçmiş sayılırız;konuşmak,anlamak,anlatmak kısacası eşduyum bizi insan ve usta şoför yapan bir sanattır Bedia...vahide uğur / Güncemden Demler

 

 

🖋RÜZGAR ÇAMAŞIRIN DOSTU

 

Rüzgar diyorum, 

sakız kokulu çamaşırlarımızın

tek dostu... 

Anılarımızı diyorum 

yel gibi getiriyor aklımıza 

sallandıkça ipte... 

Demirler balkonların bronşu 

ve akciğeri evimizin,

balkonumuz elbette...Bedia / v.uğur

 

 

🖋SİNYORİNA SOFİA

 
 
Açılın! Açılın ordan!
Sinyorina Baffa geliyor.
Madonna Baffa! Güzel Baffa!
Ne diyordu Sicilyalı o falcı sana:
-Arap atı yorulur koşmaktan,
Yürek yorulmaz sevmekten…
Çok sevileceksin,
Ama sakın sevme! Sevme kızım!
Sen bir imparatoriçe olacak,
Dünyaya hükmedeceksin!
Eğer sevmezsen gerçekten…
                               Vahide UĞUR
 
 
 

 

 

 

 

 

0 Yorum


Yorum Bırak

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Lütfen zorunlu alanları doldurunuz. *

*